Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2009/25420 E. 2010/17943 K. 24.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/25420
KARAR NO : 2010/17943
KARAR TARİHİ : 24.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
CGK’nun 13,04.2010 … 2010/ 64-85 sayılı kararında ; “….mahkeme tarafından kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmemek suretiyle, zararın giderilmemesi yönünde iradesini açıkça ortaya koyan, yargılama aşamasında da giderim yönünden herhangi bir faaliyette bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının objektif koşularından birisini oluşturan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi” koşulu gerçekleşmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığını” açıkladığı, sanıklar …, … , ve …’ın C.Savcısına verdikleri ifadelerinde uzlaşmayı kabul etmediklerini açıkladıkları gibi tazmin yönünde bir girişmelerinin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesinin tatbiki yönünde bozma isteyen tebliğnameye iştirak olunmamıştır.
1- Feragata yetkili katılanlar vekili Av. … ve katılan … hükmü temyiz ettikten sonra 28.12.2009 tarihli dilekçeleriyle şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmelerine, şikayetten vazgeçmenin de katılmayı hükümsüz kılmasına göre, mağdurlar vekilinin temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … vekilinin 27.11.2007 tarihli süre tutum dilekçesinde sanığın ismini temyiz edenler arasında göstermeyip vekili olduğu diğer sanıkların ismini yazmasına, sanık vekilinin yüzüne karşı 27.11.2007 tarihinde tefhim olunan hükmü yasal 1 haftalık temyiz süresinden sonra verdiği 17.12.2007 tarihli dilekçesiyle sanık … yönünden temyiz etmesine göre, sanık … vekilinin süresinden sonraki temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3- Sanık … hakkında katılan …’i nitelikli yaralamaktan; …, …, ve … hakkında 86/2 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA
4- Sanık … hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesinden; sanık … hakkında 151/1 ve 106/2-a maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,Ancak;
A- Sanık … hakkında; hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu,
B- Sanık … yönünden ise;
aa) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede fiili “ şüpheli …’ın amcası müşteki şüpheli …’a ait ruhsatlı av tüfeğini evin içerisinden alarak, korkutmak amacıyla havaya ateş ettiği, korku ve panik sağladığı ve ayrıca müşteki …’in aracına ateş ederek aracın kaporta ve lastiklerine 500 TL zarar verdiği” şeklinde tarif edilmiş olup, yargılama sırasında sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturabileceği ihtimaline binaen 106/2-a maddesinden ek savunma hakkı tanındığı, yargılama sonunda ise sanık hakkında 170/1-c maddesinden açılan davadan dolayı beraat, …’e karşı tehdit suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verildiği, 5271 sayılı CMK.nın 225.maddesi uyarınca iddianamedeki nitelemenin mahkemeyi bağlamayacağı, suç niteliğinin iddianamedeki anlatımına göre mahkemece takdir edilmesi gerektiği gözetilip sanık hakkında bir fiilden bir tek hüküm kurulması gerekirken, vasıftan beraat, fiilden mahkumiyet kararı kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılması,
bb) Sanığın yukarıda açıklandığı üzere bir tek fiili olup, o da av tüfeği ile katılan …’in aracını hedef alarak ateş etmektir. Sanığın bu tek eyleminden dolayı silahla tehdit suçu veya korku kaygı panik yaratacak şekilde silahla ateş etmek suçu ya da mala zarar verme suçunun ayrı ayrı oluşup oluşmadığı konusunda 5237 sayılı TCK’nın 44 . maddesinde belirtilen “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” şeklindeki hükmü kararın gerekçesinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.