Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2009/8051 E. 2010/4417 K. 17.03.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 13:28


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8051
KARAR NO : 2010/4417
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair.

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı yazımı mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma sebebi yapılmamaştır.
1) Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında ve yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın eyleminin işgal ve faydalanma olarak tesbit edilmesine; bilirkişinin ek raporunda ise yerin eski de olsa ormandan açma alanı olup orman örtüsü kaldırıldığından eylem işgal ve faydalanma olsa bile ağaçlandırma gideri hesaplandığının bildirilmesine; bilirkişi raporlarında açma tarihi yönünden bir tesbit yapılmamış bulunmasına göre bilirkişiden suça konu yerin hangi tarihte açıldığı hususunda ek rapor alınıp suç tarihinden 5 yıl öncesinde açılıp açılmadığının, 5 yıl içinde bir tahribat yapılıp yapılmadığının da tesbit edilip 5 yıl öncesinde açıldığının belirlenmesi halinde açma eyleminin zamanaşımına uğrayıp sanığın ağaçlandırma giderinden sorumlu tutulamayacağının gözetilmeden bilirkişinin yeterli olmayan raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince sanığın sabıkasında görülen hapis cezasının bihakkın tahliye tarihinin tesbit edilerek bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.