YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/16547
KARAR NO : 2012/30795
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Müşteki Tamer’in 21.02.2007 tarihli oturumda davaya katılmak istemediğini beyan etmesine göre, katılan sıfatı bulunmayan müştekinin CMK’nin 242/1 ve 260/1 maddeleri gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … hakkında mala zarar verme ve yaralama, sanık … hakkında da mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre; hükmün 14.7.2004 … ve 5219 sayılı Kanunun 3.B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3- Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Müştekinin şikayetinin devam etmesine karşın, sanığın tüm yargılama süresince zararı karşılama hususunda bir girişiminin olmaması ve zararın giderildiğine dair dosyada bilgi-belge bulunmaması karşısında, CMK’nin 231. maddesi şartlarının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, tebliğnamenin bu husustaki ‘bozma’ istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak;
Mağdurda tanımlanan kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesi karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan Kanun hükümleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğü giren 5560 sayılı Kanun hükümleri açısından denetime elverecek şekilde lehe-aleyhe karşılaştırması yapılmadan, yazılı şekilde sonradan yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun hükümleri ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.