YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/16695
KARAR NO : 2010/19808
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında 125/1 ve 106/1 maddesinden kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK’nın 231/12 maddelerine göre, itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen dosyanın merciince incelenmek üzere itiraz merciine gönderilmesi için mahalli mahkemesine TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında 86/2 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5.maddesine göre; hükmün 14.7.2004 … ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1.maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanık hakkında 86/1, 87/3 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 E, 2009/13 sayılı kararında “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırmayla saptanıp, sanıktan tespit olunan bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup ve diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan, “zararın giderilmediği” biçimindeki gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.