Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2010/3427 E. 2010/5762 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3427
KARAR NO : 2010/5762
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün uyarlanmasına ilişkin olarak Mahkemenin 09.12.2005 tarihli evrak üzerinden verilen ek kararda “…itiraz yolu açık olmak üzere…” biçiminde yasa yolu yanlış gösterilip, mercii, süresi ve şekli ise hiç gösterilmeden karar verildiği ve sanığa da tebliğ olunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay CGK’nun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 …, 2007/3-9 esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa’nın 40. maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolu yanlış gösterilmiş, mercii, süresi ve şekli ise hiç gösterilmemiş olup belirtilen yasa maddelerine aykırı davranılmış olmakla, bu durum 5271 sayılı CMK’nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu durumda yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanık vekilinin 26.09.2009 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek, yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
765 sayılı TCK nu ile 5237 sayılı TCK nu yaralama suçlarında farklı suç tipleri getirmiş olup, farklı yaptırımlara bağlanmıştır.Bu itibarla YCGK nun 27.12.2005 tarih ve 2005/3- 162- 173 esas sayılı kararı ve buna uyum gösteren ceza daireleri uygulamaları da dikkate alınarak önce mahkemelerce duruşma açılarak 5252 sayılı kanunun 9/3 maddesine göre karşılaştırmalı uygulama yapılıp ortaya çıkan sonuçlar kararda tartışılmalı ve sanık lehine olduğu kabul edilen yasanın uygulamasının yapılması gerekirken dosya üzerinden yapılan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 31.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.