YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21199
KARAR NO : 2012/46279
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nin 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, incelemeye konu hükmün askerde olan sanığın ikametine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre çıkartıldığı gibi, sanığın yokluğunda verilen hükümde, mağdur …’a yönelik eylem nedeniyle verilen hükmün temyizi kabil olduğu, kanun yolunun mercii, ve şeklinin açıkça gösterilmemiş olması, böylelikle, hükmün sanığa usulüne uygun olarak bildirilmiş olmaması nedeniyle, bir haftalık süreden sonra yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanığın mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK’nin 231/12. madde ve fıkrası uyarınca itirazı kabil olduğu gözetilerek, ilgili merci tarafından tetkik edilmek üzere dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanığın mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Uygulamaya göre, TCK’nin 87/3. maddesinin TCK’nin 86/3-a maddesinden sonra uygulanması gerekirken daha önce uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 86/3-a, maddelerinin uygulanması sırasında özgürlüğü bağlayıcı cezanın “1 yıl 12 ay” yerine “3 yıl” olarak belirlenmesi suretiyle hesap hatası yapılarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
2) TCK’nin 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun “ TCK’nin 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi yönünden koşullu salıverilmesine kadar, diğer bentler açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (2) ve (3) numaralı fıkralarına aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde ve netice cezanın ‘1 yıl 12 ay ‘olarak değiştirilmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.