Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2012/22759 E. 2012/31749 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22759
KARAR NO : 2012/31749
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

Kemik kırılmasına sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama suçundan sanıklar …, … ve …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 87/3, 29 ve 62/1-2. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı kanunun 51.maddesi gereğince cezalarının ertelenmesine ve 53/1.maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına,dair Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2009 tarihli ve 2009/40 esas, 2009/135 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 01.06.2012 tarih ve 2012/9538-32689 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.06.2012 tarih ve 2012/168046 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında,hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında,aynı kanunun 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilemeyeceği gözetilmeden,yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma yapılarak sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilerek bu hususun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.