YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28061
KARAR NO : 2013/10478
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında katılan …’a karşı işlemiş olduğu yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık hakkında tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.7.2004 … ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında müşteki … ve …’e karşı işlemiş olduğu yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerin yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık …’ın kolluktaki savunmasında müştekiler … ve …’e yumrukla vurduğunu ikrar ettiği, mahkeme aşamasındaki beyanında ise kolluktaki ifadesini tekrar ettiği ayrıca müşteki …’in sanığın kendisini itekleyerek saldırdığını ifade etmesi karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından tebliğnamenin bu husustaki bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme kısmen uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müşteki …’e karşı işlemiş olduğu yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Müşteki …’in suçtan zarar görüp şikayetini devam ettirmesi, sanık …’inse zararı karşılama konusunda bir girişiminin olmaması ayrıca mahkemece sanığın kişillik özellikleri olumsuz değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği kanaati gelmemesi karşısında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, usul ve yasaya uygun olduğundan tebliğnamenin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Soruşturma aşamasında verilen ifadelerde, sadece müşteki … tarafından, sanık …’in elinde tırmık olduğundan bahsedilmesi, bunun dışında, ne sanık …, ne diğer sanıklar ve ne de tanık beyanlarının hiç birisinde tırmıktan bahsedilmemesi, hatta mağdur …’ın soruşturma aşamasında verdiği ifadede, tırmığın Necati’nin elinde olduğunu söylemesine karşın, sanık …’in, müşteki …’i tırmıkla yaraladığına dair yeterli delil bulunmadığı ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ve hatalı değerlendirme ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiini temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 14/03/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.