YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28664
KARAR NO : 2012/32917
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair.
Dairemizin 20/10/2011 tarih 2010/5867 esas, 2011/14680 sayılı düzeltilerek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 01/12/2011 tarih 2009/47455 sayılı itiraznamesi ile, sanığın yapılan yargılama sonucunda 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiğinin, 5237 sayılı TCK’ nin da açıkça ifade edildiği üzere mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet yahut kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği, ancak kendi altsoyu dışındaki kimseler üzerinde bulunan velayet, vesayet veya kayyımlığa ilişkin yetkilerini hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verileceği, bu itibarla mahkemenin kararından sanığın TCK.nin 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına ilişkin paragrafın tümüyle çıkartılmaması, “ kendi altsoyu hariç olmak üzere TCK:nin 53/1-c maddesindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına “ karar verilmesi gerektiğinden Dairemizin düzeltilerek onama ilamının kaldırılarak düzeltilerek onanması talebiyle Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığına dosyanın gönderilmesinden sonra 05/07/2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 99.maddesi ile 5271 sayılı CMK.nın 308.maddesine eklenen 2. ve 3. bentler ile ayni Kanunun geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede ;
Gereği görüşülüp düşünüldü ;
1- Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının KABULÜNE,
2- Dairemizin 20/10/2011 tarih 2010/5867 esas, 2011/14680 sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdire göre kabul ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ancak,
5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinde, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılacağının; ayni Kanunun 53/3 maddeleri gereğince hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet , vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkra hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin ve o yer Cumhuryet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1 .maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, kararın TCK.nin 53/1 maddesinin tatbikine ilişkin “a” bendinin “ 5237 sayılı TCK.nin 53/1 –c maddesinde belirtilen haklardan cezanın infazının tamamlanıncaya kadar mahrumiyetine, ancak TCK’ nin 53/1-c. maddesinde belirtilen kendi altsoyu hakkında velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan ise şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına “ şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.