YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5372
KARAR NO : 2013/10361
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayıp temyiz isteminin de hükmün gerekçesine yönelik bulunmadığı gözetilerek temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Katılan idare vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde ;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman yüksek mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu yerin memleket haritasında … renkle tefrik edilmiş orman açıklığı dahilindeki alanda kaldığının, eğimin %40 değerde olup … muhafaza karakteri taşıdığının tespit edilmesine karşılık orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtilmesine, keşif zaptında mahkemece dava konusu yerin 20-25 metre kuzeyinde eylemli orman alanının başladığının gözlemlenmesine; dosya ekinde bulunan mahkemenin 2006/41 Esas, 189 Karar sayılı, sanığın 6831 sayılı Kanunun 93/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilen dosyanın yapılan keşfi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da dava konusu yerin mevkiinin farklı olmasına karşılık memleket haritasında belirlenen koordinatlarının bu dosya ile aynı olduğunun, Kadastro Müdürlüğünün yazısından dava konusu yerde arazi kadastrosunun yapılıp 07/04/1966 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılmasına göre arazi kadastrosunda dava konusu yerin hangi vasıfla tespit edildiğinin araştırılıp mahallinde konusunda uzman farklı orman mühendisleri ve harita tekniğinden anlayan harita mühendisinden oluşturulacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla yeniden keşif yapılıp arazi kadastro tutanaklarının, en eski tarihli memleket haritaları ile amenejman haritası ve celbedilecek hava fotoğraflarının, yine mahkemenin 2006/41 Esas, 189 Karar sayılı dosyasının dava konusu yere tatbiki ile önceki dosya ile ayni yer olup olmadığının, tüm teknik özellikleri itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının, evveliyatı itibariyle ormandan kazanılıp kazanılmadığının, halihazırdaki durumu itibariyle orman vasfında olmasa bile salt toprağının dahi orman olarak kabulu gerektiğinin de nazara alınarak yerin vasfının şüpheye yer vermeyecek şekilde tesbitinden ve bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.