YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9537
KARAR NO : 2012/13806
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
Kasten yaralama suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 62, 52. maddeleri gereğince 2000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına,cinsel taciz ve kasten yaralama suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105/1, 62, 86/2, 86/1, 87/3. maddeleri gereğince iki kez 2000 Türk Lirası adli para cezası ve 2 ay 20 … hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bodrum 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2011 tarihli ve 2010/338 esas, 2011/530 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 24.11.2011 tarih ve 2011/14862-59872 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.01.2012 tarih ve 2011/399018 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Bodrum 1.Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararı kapsayan dosya aslının, temyize kabil hüküm yönünden incelenmek üzere Yargıtay’da olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, dosya onaylı sureti üzerinden yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa,sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” şeklindeki 193/2. maddesi karşısında, usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorguları yapılmadan, adı geçen sanıklar hakkında adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Bodrum 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 26.04.2011 … ve 2010/338-2011/530 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.