YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4709
KARAR NO : 2013/45569
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar … ve … hakkındaki beraat hükümlerinin incelenmesinde:
Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca, kendini müdafii ile temsil ettiren beraat eden sanıklar lehine ayrı ayrı olmak üzere, hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretinin bir kez olmak üzere katılana yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi uyarınca hükmün B-beşinci fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca, kendini müdafii ile temsil ettiren beraat eden sanıklar lehine ayrı ayrı olmak üzere, hazine aleyhine 550,00 TL’şer maktu vekalet ücretinin ödenmesine” şeklinde yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık … hakkındaki hüküm yönünden:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ile hakkında beraat kararı verilen sanıklar … ile …’in birbirleri örtüşen beyanlarında belirtildiği üzere, olay günü katılanın, yoldan traktörle geçen sanıklar … ve …’in yolunu keserek küfür ettiği, bunun üzerine traktörde bulunan sanık …’in araçtan inerek katılanla kavga ettiği iddia edilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/10/2002 tarihli E.2002/4-238- K.2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık lehine TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.