YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8053
KARAR NO : 2013/12676
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
Eşe karşı kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı … Ceza Kanununun 86/2, 86/1, 86/3-a (2 deta), 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 yeni … lirası adlî para ve 1 yıl 5 … 25 … hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair, Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2008 tarihli ve 2007/179 dosya, 2008/49 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen 3.000,00 yeni … lirası adlî para ve 1 yıl 5 … 25 … hapis cezalarına ilişkin hükmün açıklanmasına dair, aynı Mahkemenin 27/03/2012 tarihli ve 2012/25 dosya, 2012/109 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 24.12.2012 tarih ve 2012/18662-73097 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.02.2013 tarih ve 2013/32751 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanığın yokluğunda verilen kararda kanun yolu başvuru süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının gösterilmesi gerekirken, tebliğ ve tefhiminden itibaren şeklinde gösterildiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 tarihli ve 2011/6-386 esas, 2012/99 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264. maddesine göre kabul edilebilir bir yasa başvurusunda yasa yolunda veya merciinde yanılgının başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu halde başvurunun yapıldığı merciince başvurunun derhal görevli ve yetkili mercii gönderilmesi gerekeceği cihetle, tebligatın yapılmasından sonra kanun yolu başvuru süresi olarak gösterilen 7 günlük süre içerisinde sanık tarafından yapılan herhangi bir kanun yolu başvuru girişiminin bulunmadığı gibi sanık yanıltıldığına dair bir anlatıma da rastlanılmaması karşısında bahsedilen kararın kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hükme göre, mahkemenin duruşma açarak sanığın hukukî durumunu değerlendirmesi gerekirken, savunma … kısıtlanmak suretiyle yazılı
şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede … sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarih ve 2012/25 esas, 2012/109 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (b) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.