YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8186
KARAR NO : 2013/48899
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
“İkimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümlerin” temyiz edilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendinin, Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 … ve 65–114 sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra, kararın yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihinden, 6217 sayılı Yasa ile 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya eklenen geçici 2. maddenin yayınlanarak yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihe kadar verilen, ister hapis cezasından çevrilen, ister doğrudan hükmolunan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin hiçbir miktar gözetilmeksizin kesin nitelikte olmayıp, temyiz yasa yolunun açık olduğu kabul edilerek 15/02/2011 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Anayasanın 141, CMK’nin 34, 230, 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararında, suçun yasal öğelerinin ne şekilde gerçekleştiğinin açıklanması, suçun işlendiğine dair kanıtlar gösterilip, tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılarak tartışılması, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verilmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
2) Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu görülerek 5237 Sayılı TCK.nın 62. maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmasına karşın, daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü de bulunmayan sanığın, 5271 Sayılı CMK’nin 231/6. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediği, katılanda da zararının bulunup bulunmadığı var ise giderilip giderilmediği sorulup araştırılmadan, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu tartışılıp değerlendirilmeden, “sanığın açık beyanı olmadan” şeklinde yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Katılan vekilinin baro tarafından görevlendirildiği gözetilmeden, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK’un 326/son maddesi saklı kalmak kaydı ile istem gibi BOZULMASINA, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.