YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10532
KARAR NO : 2015/31502
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Tebliğname No : 1 – 2014/128158
MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2014
NUMARASI : 2013/77 (E) ve 2014/47 (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: G.. S..
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur hakkında düzenlenen Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18/02/2014 tarihli adli raporunda sağ sırt bölgesinde tarif ve tespit edilen göğüs boşluğuna nafiz 2 adet kesici delici alet yaralanmasının mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğunun belirtilmiş olması karşısında; mağdura ait tüm geçici ve kati doktor raporları ile hastane tedavi belgeleri Adli Tıp Kurumuna gönderilerek mağdurun hayati bölgesinde kaç adet delici kesici alet yarası bulunduğu ve her bir yaranın yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturularak sonuca göre kastın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Dosya içeriğinden Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 23/09/2011 tarihli raporunda kişide akıl hastalığı olmadığı ancak sınırlı mental kapasite olduğu, sınırlı mental kapasitenin normal zeka ile hafif derecede zeka geriliği arasında bir zeka seviyesi olduğu dolayısıyla tam olarak zeka geriliği anlamına gelmediği, kişide major depresyon ile uyuşturucu madde bağımlılığı tespit edildiği, kişinin uçucu madde bağımlılığı tesiri altında iken işlediği iddia edilen suça karşı eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarının tam olarak algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı dolayısıyla TCK’nin 32/2. maddesi kapsamında değerlendirildiğinin, ayrıca Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 11/01/2012 tarihli sağlık kurulu raporunda da psikopatolojik bir rahatsızlığı saptanmayan ancak uçucu madde kötüye kullanımı denilen hastalık tanısı konularak tedavisi yapılan suça sürüklenen çocuğun tehlikeliliği önemli ölçüde azalmakla birlikte TCK’nin 57/3. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle ve 6 şar ay aralarla kontrol ve takibinin uygun olduğunun bildirildiği görülmekle; suça sürüklenen çocuğun tedavi evraklarıyla
birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesine gönderilerek müşahede altına alınması, bilahare Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesine gönderilmek suretiyle cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor aldırıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik kovuşturmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.