Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/12079 E. 2015/28154 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12079
KARAR NO : 2015/28154
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Silahtan sayılan bira şişesi ile mağduru yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaralayan sanığın, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince cezanın alt sınırının beş yıldan az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde sanık hakkında eksik ceza tayini,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da dikkate alınarak, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde şüpheli kalan bu durumun sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği, dosya kapsamına göre sanık ve mağdurun gün boyunca telefonla görüştüklerine, karşı tarafın kendisine hakeret ettiğine, parkta buluşma kararı aldıklarına dair beyanları karşısında, sanığın da dosya içeriğinde mevcut adli tıp raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte yaralandığının anlaşıldığı karşılıklı kavgada, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının kesin olarak belirlenememesi karşısında, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespitine çalışılarak sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 13.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.