Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/13075 E. 2015/28000 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13075
KARAR NO : 2015/28000
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezası, 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırıldığında 2 yıl 12 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 3 yıl hapis cezasına hükmolunması,
2) Mahkemece olay günü sanık ile mağdurun çarpışmaları nedeniyle kavga çıktığı kabul edilerek, tanık anlatımlarından çarpan kişinin sanık olduğu gerekçesiyle sanık hakkında tahrik hükümleri uygulanmamış ise de, tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanık ile mağdur arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sonucu mağdurun da sanığı yaraladığı anlaşılmakla, tanıkların olay sırasında mağdur ile birlikte olan mağdurun arkadaşları olup tarafsız görgü tanığı bulunmaması nedeniyle ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının kesin olarak anlaşılamadığı, bu nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.