Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/17394 E. 2015/36476 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17394
KARAR NO : 2015/36476
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Koşullarının bulunmaması nedeniyle sanıklar müdafii ve sanık …’ın duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nin 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık… ile kimliği tespit edilemeyen bir taksi şoförünün trafikte yolun kapanmasına sebep olunduğundan bahisle tartışmaları sırasında mağdurlar… ve…’in seyir halinde oldukları araçla olay yerine gelmeleri sonrasında çıkan tartışmada sanık …’nin mağdur …’e kafa atmak suretiyle yaraladığının ve başka bir sanığın mağdur …’e yönelik eylemde bulunmadığı, mağdur…’in ise ilk olayda yaralanmadığının tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, ilk olayda sanık…’nin yanında bulunup ikinci olay anında bulunmayan sanıklar … ve …’in mağdurlar … ve…’i yaralama suçundan cezalandırılmaların yetecek bir delil olmaması karşısında, sanıkların atılı suçlardan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2) Mağdur İlker hakkında düzenlenen ilk raporda hayati tehlike bulunmadığı belirtilmiş sonraki raporda nazal kemik grafisi çekildiği ve faraktür bulunup hayati tehlike yaratacak nitelikte olduğunun bildirilmesi karşısında, denetime olanak verecek şekilde mağdur hakkında düzenlenen tedavi evrakları ve raporların gönderilmesi suretiyle Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor alınmasından sonra suç niteliğinin belirlenmesi gerekirken yetersiz raporun hükümlere esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Sanıkların mağdur…’i yaralama eylemleri sırasında sanık…’in elinde bulunan bıçağın kullanılmadığı, mağdur beyanı ve mağdurun doktor raporu ile sabit olduğu halde sanıklar hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
4) Taraflar arasında yaşanan kavgada, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenmesine çalışılarak sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve … müdafii ile sanık…’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321, 326/son maddeleri uyarınca  isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.