YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18149
KARAR NO : 2015/34051
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ . Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık… hakkında, müşteki…’yi basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında, müşteki…’ı kasten yaralama, sanık… hakkında müşteki…’yi basit kasten yaralama ve müşteki …’ı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanık …’in aşamalarda atılı suçları işlemediğini savunması, müştekilere sanıkla ilgili bir teşhis işleminin ya da sanıkla müştekiler arasında bir yüzleştirme yaptırılmamış olması karşısında, sanık ile müştekiler arasında usulüne uygun şekilde bir yüzleştirme işlemi ya da fotoğraflı teşhis işlemi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Müşteki … hakkında,… Hastanesince düzenlenen 11.08.2011 tarihli raporda, müştekinin sol mandibula kenarında yapılması zorunlu olan ensizyon nedeniyle bu bölgede kalıcı bir iz
olacağı belirtilerek, çenesindeki kırıkların yaşamsal sorun çıkartmadan iyileşeceği bildirilmiş ise de, adli tıp uygulamalarına göre olayın üzerinden altı aylık süre geçmeden yapılan muayene sonucu düzenlenen bu raporun yüzde sabit iz açısından hükme esas alınacak yeterlilikle olamayacağı gözetilerek, yurtdışında yaşadığı anlaşılan müştekide meydana gelen yaralanmanın yüzünde sabit ize neden olup olmadığını ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisini gösterecek şekilde, müştekinin ülkeye dönme durumu varsa müştekinin mevcut raporları ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevkedilerek buradan rapor aldırılması, aksi halde müştekinin uluslararası istinabe yoluyla uzman hekime sevk edilerek raporunun aldırılması, bu surette alınacak raporun dosyada mevcut tüm tıbbi bilgi ve belgelerle Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi ve buradan aldırılacak raporun sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Yaralanmanın hem yüzde sabit ize hem de kemik kırığına neden olması halinde, sanıklar hakkında daha ağır netice olan müştekinin yüzünde sabit ize neden olan yaralanmadan dolayı 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/1-c-son maddeleri uyarınca ceza tayin edilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin TCK’nin 87/1-2. maddelerine girmeyen hallerde uygulanabileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-c-son maddelerinin yanında ayrıca TCK’nin 87/3. maddesinin uygulanması,
d) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezası 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırıldığında 2’şer yıl 12’şer ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 3’er yıl hapis cezasına hükmolunması,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.