Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/20761 E. 2015/27611 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20761
KARAR NO : 2015/27611
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

Kasten yaralama ve ruhsatsız silâh bulundurma suçlarından sanık….’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 50/1-a, 52/2 ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 7.300,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2008 tarihli ve 2007/541 esas, 2008/359 sayılı kararının, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08/06/2011 tarihli ve 2010/2078 esas, 2011/7935 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık vekili tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 16/01/2012 tarihli ve 2007/541 esas, 2008/359 sayılı ek kararına yapılan itirazın keza reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2012 tarihli ve 2012/176 değişik iş sayılı kararına karşı … Bakanlığı’nın 18.05.2015 tarih ve 2015/10248–32367 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.06.2015 tarih ve 2015/186604 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; şüpheli…,’nin 21/11/2011 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde; mağdur …’un vurulması olayını kendisinin yaptığını,…Restauranta eğlenmeye gelip giden ….’nun üzerine attığını, Vural’ın mağdurun vurulduğu akşam erken saatte gazinodan ayrıldığını, psikolojisinin bozuk olması sebebiyle suçu Vural’ın üzerine attığını ikrar etmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delilin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen… Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. CMK’nin 310. maddesine göre bu yetki, 309. maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendindeki hâllere özgü olmak üzere ve kanun yararına olarak re’sen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da kullanılabilir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)
Dosyanın incelenmesinde; sanık hakkında …. Asliye Ceza Mahkemesince silahla yaralama ve 6136 sayılı yasaya aykırılık suçlarından yargılama yapılarak 18.06.2008 tarih ve 2007/541 esas, 2008/359 sayılı mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08/06/2011 tarihli ve 2010/2078 esas, 2011/7935 sayılı kararıyla hüküm onanmakla kesinleşmiştir. Bu karara karşı sanık vekilleri tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yoluna başvurması talep edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.07.2011 tarih ve 2008/261406 sayılı yazısıyla itirazı gerektirir maddi ve hukuki bir sebep bulunmadığından itiraz yoluna gidilmediği bildirilmiştir. Bunun üzerine sanık müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talep edilmiş,… Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2012 tarih ve 2007/541 esas, 2008/359 sayılı ek kararıyla yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verildiği, bu karara itiraz üzerine… Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2012 gün 2012/176 Değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafii tarafından kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talep edildiği, ancak …Bakanlığı … Müdürlüğü’nün 27.06.2012 gün 2012-10982/38895 sayılı yazısı ile, dosya kapsamına, dayandığı gerekçeye ve mahkemenin takdirine nazaran karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmediği bildirilmiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık hakkında, …. Asliye Ceza Mahkemesince yargılama yapılarak deliller ve tanık beyanları usulünce değerlendirilerek cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08/06/2011 tarihli ve 2010/2078 esas, 2011/7935 sayılı kararıyla hüküm onanmak suretiyle temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, mağdur …’un olaydan altı gün sonra 06.06.2007 tarihinde Jandarma karakolunda verdiği ifadesinde olay günü … Restoranda bulunan… ile aralarında tartışma çıktığını, dışarı çıktığı sırada …’ın arkasından gelerek önüne geçtiğini, hiçbir şey sormadan elindeki silah ile bir el bacağına ateş ettiğini, sonrasında…’ın oradan ayrıldığını, restoran çalışanı… ile kendisini hastaneye gönderdiklerini, beyan ettiği, tanık….’nin 06.12.2007 tarihinde… Asliye Ceza Mahkemesinde talimatla alınan ifadesinde özetle… Restoranda garson olarak çalıştığını, olay günü sanık ve mağdurun restoranda ayrı ayrı masalarda oturduklarını, sanıkla mağdurun tartıştıklarını, daha sonra dışarıya çıktıklarını, dışarıdan silah sesi geldiğini, olayın nasıl gerçekleştiğini görmediğini, dışarı çıktığında mağduru yerde yatarken gördüğünü beyan ettiği, hüküm kesinleştikten sonra 21.11.2011 tarihinde başka bir olay nedeniyle alınan ifadesinde ….’un vurulması olayını kendisinin yaptığını, çalıştığı… Restorana eğlenmeye gelip giden ….’nun üzerine attıklarını, ancak…’ın mağdurun vurulduğu akşam erken saatte oradan ayrıldığını beyan ettiği, sanığın ise aşamalarda o gün restorana hiç gitmediğini beyan ettiği, tanık ….’nin sanık aleyhine gerçek dışı tanıklıkta bulunduğunun anlaşılamadığı, çünkü sanığın tanık …’un garson olarak çalıştığı… Restoranı işleten …’nın akrabası olduğu bu nedenle sanığı suçtan kurtarmak için böyle bir beyanda bulunduğu bu nedenlerle sanık hakkında yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen nedenlerin 5271 sayılı CMK’nin 311. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirinin kapsamına girmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle …. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2012 gün 2012/176 Değişik iş sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, … Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.