YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20770
KARAR NO : 2015/27603
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
Kasten yaralama suçundan sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a (ikişer kez), 29, 62 (iki kez) ve 52. (iki kez) maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası ve 1.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair… Sulh Ceza Mahkemesinin 18/10/2011 tarihli ve 2011/967 Esas, 2011/1088 sayılı Kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde kasten bir suç işlemesi üzerine tekrar duruşma açılarak hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a (ikişer kez), 29, 62 (iki kez) ve 52. (iki kez) maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası ve 1.500,00 Türk lirası adlî para cezalan ile cezalandmlmasına ilişkin aynı Mahkemenin 05/06/2014 tarihli ve 2014/120 Esas, 2014/413 sayılı kararına karşı… Bakanlığı’nın 18.05.2015 tarih ve 2015/10189–32215 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.06.2015 tarih ve 2015/189971 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki hüküm açıklanırken duruşma açıldığı ve savunma için çağrı kağıdı tebliğe çıkarıldığı, ancak sanığın gösterilen adreslerde bulunmadığı gerekçesi ile Tebligat Kanunu’nun 21 ve 35. maddelerine göre duruşma günü tebliğ edildiği, bununla birlikte hükmün verildiği son oturumda sanığın ceza infaz kurumunda bulunduğunun anlaşılmasına ve bu durumun duruşma zaptına da yazılmasına rağmen, sanığın bilinen bu adresinden çağrılmasına gerek görülmeden yargılamaya devamla savunması alınmadan hükmün açıklandığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın bilinen son adresinden celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
… Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Sulh Ceza Mahkemesinin 05/06/2014 tarihli ve 2014/120 Esas, 2014/413 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.