YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20814
KARAR NO : 2015/26785
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/214520
Kasten yaralama suçundan sanık B.. Ş..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/5-8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Havza Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2013 tarihli ve 2013/136 esas, 2013/272 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2014/215 esas, 2015/92 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 04.06.2015 tarih ve 2015/11325–36831 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.06.2015 tarih ve 2015/214520 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenlemeye göre mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerekeceği cihetle, sanık hakkında açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29 ve 62. maddeleri uygulanarak 112 gün adli para cezası ile cezalandırıldığı belirtilmesine karşın, açıklanmasına karar verilen hükümde haksız tahrik hükmüne ilişkin aynı Kanun’un 29. maddesi uygulanmaksızın, anılan Kanun’un 86/2, 86/3-a ve 62. maddeleri gereğince 150 gün adli para cezasının 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirasından çevrilmek sureti ile 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi neticesinde fazla ceza verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmün tefhim edildiği 10.03.2015 tarihli celsede sanık hakkında TCK’nin 86/2, 86/3-a, 29, 62, 52. maddeleri uygulanarak 2240 TL. adli para cezası hükmedildiği halde, gerekçeli kararda bu sefer TCK’nin 29. maddesi uygulanmamak suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması hususunun da, kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.