YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21536
KARAR NO : 2015/27601
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2,29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair …Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2014/453 esas, 2015/209 sayılı kararına karşı …Bakanlığı’nın 17.06.2015 tarih ve 2015/12133–39978 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.06.2015 tarih ve 2015/227584 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
… Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli kararının diğer Sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; katılan…’in yaralanmasına ilişkin olarak alman 24/06/2014 tarihli adli tıp raporunda müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek herhangi bir lezyonun saptanmadığının belirtildiği, olay sonrasında…. Hastanesince düzenlenen 18/06/2014 tarihli adli raporda da katılanda darp ve cebir izine rastlanmadığının ifade edildiği, olayın tek tanığı olan ….’ın sanığın katılana vurmadığı yönünde beyanda bulunduğu, sanığın yargılama sırasında alınan beyanında da katılanı yaralamadığını ifade ettiği, mahkemece mahkumiyet kararının dayanağı olarak gösterilen sanığın soruşturma sırasında müdafii olmaksızın kolluk görevlilerince alınan ifadesinin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/4.maddesindeki “Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran hükme esas alınamayacağı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar tesisinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen… Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılg
03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık … hakkında, mahkemece yargılama yapılarak deliller ve tanık beyanları usulünce değerlendirilerek katılan ….’i basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralama eyleminden TCK 86/2, 29, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 1000,00 TL. adli para cezasıyla, cezalandırılmasına karar verildiği, katılanın hazırlık aşamasında ve yargılama süresince tutarlı olarak karşılıklı olarak birbirlerine vurduklarını beyan ettiği, sanığın hazırlık aşamasında “şahıs burnuma yumruk attı, saçımı tutup diziyle burnuma vurdu. Bu esnada kendimi korumak için şahsa birkaç tane yumruk salladım, bu yumruk sallama neticesinde parmağım kırıldı” dediği, 03.02.2015 günlü oturumda ise; katılanın yumruklarla suratına defalarca vurduğunu, kendisini savunmak istediğini, ancak vurup vurmadığını hatırlamadığını beyan ettiği, hazırlık aşamasında dinlenmeyen sanığın eşi… mahkemede alınan beyanında; katılanın eşinin yanına gelerek hiç bir şey söylemeden burnuna yumruk attığını yine eşinin saçlarından kavrayarak vurmaya devam ettiğini, dizi ile de vurduğunu, eşinin vuracak hali olmadığını, ona vurmadığını, belki kolu ile kendini korumuş olabileceğini beyan ettiği, katılanın adli raporunda da sol 9-10 kostalar ön yayında ağrısı olduğu, sol bacak fibularis anterior kısımda ayağının dorsi fleksiyonu ile plantar fleksiyonunda hassasiyet olduğu, sol bacak gastroknemius ve aşil tendonunda hassasiyet olduğunun bildirilmesi karşısında; kanun yararına bozmaya konu edilen… Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2014/453 esas, 2015/209 sayılı kararında; 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre verilen mahkumiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesindeki hallere dahil olmayıp hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu; yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen nedenlerin 5271 sayılı CMK’nin 311. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirinin kapsamına girmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle… Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2014/453 esas, 2015/209 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, … Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.