YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23713
KARAR NO : 2016/7301
KARAR TARİHİ : 22.03.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar sanık … yargılama aşamasında katılan sanık sıfatını almış ise de; temyiz dilekçesini sanık sıfatıyla verdiği ve temyiz itirazının kendi mahkumiyetine yönelik olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre; 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile yapılan değişiklik ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek geçici 2. maddesi ile “..hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL. (dahil) ve altındaki adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesindir” hükmü gereğince, sanığa verilen cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ve CMUK’un 317. maddesi uyarınca, sanığın temyiz talebinin istem gibi REDDİNE,
2)Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Müştekilerin aşamalarda değişmeyen beyanları ile tanıklar … ile …’ın müştekilerin beyanlarını doğrulayan ifadeleri, sanık …’in kaçamaklı ikrarını içerir beyanı dikkate alındığında; tebilğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 22.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.