Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/25297 E. 2015/29278 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25297
KARAR NO : 2015/29278
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : 2015/243906 Kanun Yararına Bozma

Müessir fiil suçundan sanık M.. K..’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 457/1, 51/1 ve 59/2. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İmamoğlu Sulh Ceza Mahkemesinin 18/01/2008 tarihli ve 2002/98 esas, 2008/1 sayılı karannın infazı sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, sanık hakkında hükmedilen 1 ay 20 gün hapis cezası yönünden 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair aynı Mahkemenin 10/04/2009 tarihli ve 2002/98 esas, 2008/1 sayılı ek kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği ihbarı üzerine İmamoğlu Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/20 esas sırasına kayden yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine ilişkin aynı Mahkemenin 12/04/2012 tarihli ve 2012/20 esas, 2012/202 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 29.06.2015 tarih ve 2015/13126–42767 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.07.2015 tarih ve 2015/243906 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İmamoğlu Sulh Ceza Mahkemesinin 12/04/2012 tarihli ve 2012/20 esas, 2012/202 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.