YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27577
KARAR NO : 2016/10234
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 18.02.2013 ve 05.04.2013 tarihli adli raporlarında, katılandaki yaralanmalardan batında sol subcostal bölgede 2 cm lik ve 0.5 cm lik 2 adet kesici delici alet yaralanması yaşamını tehlikeye soktuğunun belirtilmiş olması karşısında, katılanın yaşamını tehlikeye uğrattığı bildirilen yaralanmanın hangi yaralanma olduğu ve ne şekilde hayati tehlike oluşturduğunun açıklanmamış olması karşısında, katılanın mevcut raporları ile tedavi evrakının ve varsa film ve grafileri temin edilip katılandaki her bir yara ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu ilgili dairesine gönderilerek, yaraların niteliği, batına nafiz olup olmadığı, her bir kesinin iç organlarda yaralanma oluşturup oluşturmadığı, yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile sanığın mağdura yönelik eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2)Katılandaki yara sayısı dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 21/04/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.