YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30247
KARAR NO : 2016/5558
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Dairemizin 23/02/2012 tarih 2009/7735 esas, 2012/6594 karar sayılı, sanıklar … ve … hakkındaki düzelterek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13/10/2015 tarih 2013/259738 sayılı itiraznamesi ile ”Sanıklar … ve …’nün 5237 sayılı Yasa’nın 86/2-3(e), 87/1-c-son, 53, 58.maddeleri uyarınca; 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğu, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; 5237 sayılı Yasa’nın 116/4, 53, 58.maddeleri uyarınca; 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğu, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda ”sanıkların kasten yaralama eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri uyarınca cezasının 5 yıldan az olamayacağı bu nenenle 5271 sayılı ceza Muhakemesi Kanununun 196/2. maddesi gereğince istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmemesi”,
”Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/06/2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, yokluklarında verilen hüküm ile atanan zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesinin, kendilerine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanıklara usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi, nedeniyle” mahkumiyet hükümleri hakkında Dairemiz onama kararının kaldırılarak sanık hakkında bozma kararı verilmesi talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2- Dairemizin 23/02/2012 tarih 2009/7735 esas, 2012/6594 karar sayılı ilamımızın hakkındaki düzeltilerek oanama kararımızın KALDIRILMASINA,
3) Sanıkların kasten yaralama eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri uyarınca cezasının 5 yıldan az olamayacağı bu nenenle 5271 sayılı ceza Muhakemesi Kanununun 196/2. maddesi gereğince istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmemesi
4) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/06/2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, yokluklarında verilen hüküm ile atanan zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesinin, kendilerine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanıklara usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.