YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30591
KARAR NO : 2016/9755
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Yargılamaya konu eylemin, TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2) Adli Tıp Kurumu uygulamaları ve Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre, yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralama eylemine dair adli raporun olay tarihinden itibaren en az 6 aylık süre geçtikten sonra Adli Tıp uzmanından ya da konusunda uzman doktordan rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, olayın meydan geldiği tarihinden 6 ay geçmeden düzenlenen adli raporun hükme esas alındığının anlaşılması karşısında, müştekinin geçici ve kati tüm raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak yüzünde tarif edilen yara izinin sabit iz niteliğinde olup olmadığına dair usulüne uygun raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine yazılı şekilde eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 8/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.