Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/30717 E. 2016/10733 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30717
KARAR NO : 2016/10733
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın, katılanı sırtından bıçaklaması üzerine, katılanın hayati tehlike geçirmesine ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, TCK’nin 86/1. maddesinden temel hapis cezası tayin olunduktan sonra sırasıyla TCK’nin 86/3-e, 87/2-b ve 87/2-son maddeleri uyarınca hapis cezasının belirlenmesi gerekirken, doğrudan 8 yıl 6 ay hapis cezası tayin edilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden alınan 11/11/2010 tarihli, 2010/2409 sayılı raporda splektomi (dalak çıkartılması ameliyatı) işleminin, organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu; ayrıca diğer yaralanma bölgelerinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı husunun 6 ay sonra yapılacak kontrol muayenesi sonucunda değerlendirilebileceğinin ayrıca yüz sınırlarında lezyon bulunmadığından yüzün sürekli değişikliğine veya yüzünde sabit ize neden olmadığının belirtildiği; Tokat Devlet Hastanesi’nden alınan 289 sayılı 02/04/2012 tarihli adli raporda ise yüzünde sabit ize neden olduğunun ayrıca duyularında veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğunun belirtilmesi karşısında öncelikle hangi duyu veya organda işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğunun belirtilmediği de görülmekle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b) Kavganın diğer tarafında bulunan temyiz incelemesine konu olmayan sanıklar ….. da, suça sürüklenen çocuk …’ü basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve hayat fonksiyonlarını orta 2. dereceden etkiler şekilde yaraladığı olayda, suça sürüklenen çocuk müdafiinin suça sürüklenen çocuk hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği de nazara alınarak, suça sürüklenen çocuk hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulama yeri olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilememesi,
c) Uygulamaya göre, TCK’nin 87/2-b, 29. 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca ceza hesap edilirken hata yapılarak suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.