YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30751
KARAR NO : 2016/10483
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli kararın, sanığın 11.07.2013 tarihli duruşmada bildirmiş olduğu adres yerine mernis adresinde oğlu imzasına tebliğ edildiği anlaşılmakla, temyiz süresinin sanığın gerekçeli kararı öğrenme tarihi olan 14.01.2014 tarihinde başlaması nedeniyle sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ve katılan arasında alacak borç ilişkisi olması ve olay günü sanığın gitmiş olduğu içkili lokantada katılanın da bulunduğunu öğrenmesi üzerine katılanın masasında oturan tanık Süleyman’a haber göndererek dışarı çağırdığı, dışarıda sanık ile tanığın, katılanın kendisine olan borcu ile ilgili konuştukları sırada katılanın gelerek konuşmaya dahil olması “avukata vermişsin ne zaman istersem o zaman öderim demesi” üzerine çıkan tartışmada sanığın katılanı iddianamede anlatıldığı üzere yaraladığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.