YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31082
KARAR NO : 2016/10521
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılan hakkında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen kesin raporlara göre; sanığın eylemi neticesinde, katılanın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıfladığı ve hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın olay sonrasında kaçmayıp atleti ile katılanın bacağına turnike uyguladığı ve başında beklediği, kolluk görevlilerine de suçta kullandığı silah ile kendi iradesi ile teslim olduğu, duruşmaları takip ederek pişmanlığını dile getirdiği ve sabıkasız olduğu da dikkate alındığında, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, soyut ve yetersiz gerekçe ile uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) 5271 sayılı CMK’nin 101/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafii ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesine aykırı karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.