YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31155
KARAR NO : 2015/32848
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
Kasten yaralama suçundan sanık M.. D..’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumun 86/2 ve 86/3-a maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/894 esas, 2014/557 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 09.07.2015 tarih ve 2015/14637 – 46628 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.09.2015 tarih ve 2015/261503 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” şeklindeki 193/2. maddesi karşısında, usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorgusu yapılmayan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
2) Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas kabul edilen Samsun 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/196 esas, 2013/437 sayılı ilâmının 5237 sayılı Kanun’un 50/1-f maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen kamuya yararlı işte çalışma seçenek tedbiri olması dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi anlamında bir ceza mahkumiyeti olmadığı ve tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın tekerrüre esas başka bir sabıka kaydı da bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde,
3) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetimeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/894 esas, 2014/557 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.