Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31483 E. 2016/9822 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31483
KARAR NO : 2016/9822
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1)Mağdur ile sanık arasındaki boşanma olayı da gözönünde tutulduğunda husumet bulunduğu, sanığın olay günü önceden temin ettiği bıçak ile mağdura adliye çıkışında saldırıp yaraladığı, mağdurun adli raporunda “Kişinin vücudunda 3 adet kesici delici alet yaralanması tarif edilmiş olup aksiller bölgede tarif edilen kesici delici alet yaralanmasının göğüs boşluğuna nafiz olduğu, batında tarif edilen yaralanmalardan birinin de USG bulgularına göre omentumun kesi hattına uzandığı anlaşıldığı cihetle batına nafiz olduğu, diğer kesilerin ise yüzeyel cilt cilt altı olduğu anlaşılmakla, kişide aksiller bölgede göğüs boşluğuna nafiz olduğu ve batın bölgesinde batın boşluğuna nafiz olduğu anlaşılan her iki yaralanmanın ayrı ayrı yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu” belirtildiği olayda; taraflar arasındaki husumetin niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, hayati tehlike yaratan darbe sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri, meydana gelen yaraların ve izlerin yeri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturabileceği, sanığın eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2)Taraflar arasında boşanma nedeniyle çıkan tartışma sonucu yaşanan olayda, sanığın aşamalarda ısrarla mağdurun küfrettiğini ve tehdit ettiğini belirtmesi gözönüne alındığında, taraflardan ve tanıklardan bu hususlar özellikle sorularak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.