Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/32411 E. 2015/35395 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32411
KARAR NO : 2015/35395
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/312259

Kasten yarlama suçundan sanık M.. I..’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2-3-e, 35, 29, 52 ve 62. maddeleri gereğince 360,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İmamoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2015 tarihli ve 2015/42 esas, 2015/99 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 08.09.2015 tarih ve 2015/18461 – 59068 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.10.2015 tarih ve 2015/312259 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın İmamoğlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/07/2013 tarihli ve 2012/220 esas, 2013/240 karar sayılı ilamı ile akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanarak vesayet altına alındığının anlaşılması karşısında;
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinde yer alan “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malûl veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak, akıl hastası olduğu anlaşılan sanığa zorunlu müdafii tayin edilerek, müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunda alınacak rapor ile tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İmamoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2015 tarihli ve 2015/42 esas, 2015/99 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 09.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.