YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32428
KARAR NO : 2015/35087
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
Tebliğname No : KD – 2015/32978
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/12/2014
NUMARASI : 2014/2432 (E) ve 2014/669 (K)
Dairemizin 27.10.2015 tarih 2015/7776 esas 2015/29774 karar sayılı dosyasının kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından 27/11/2015 tarih 3 – 2015/32978 sayılı itiraz talebi ile “Kasten yaralama suçundan sanık A.. Z..’in atılı suçtan mahkumiyetine dair Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09/12/2014 gün ve 2014/2432 Esas, 2014/669 Karar sayılı kararı sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Hükmü inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 27/10/2015 gün ve 2015/7776 Esas, 2015/29774 Karar sayılı kararında “Dosya kapsamındaki adli sicil kaydına ve getirtilen ilama göre mükerrir olan sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması” halini temyiz edenin sıfatına ve aleyhe temyiz olmadığına göre bozma sebebi yapmamış, ancak, “1)Sanığın aynı yargı çevresindeki Silivri 6 Nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK 193 ve 196 maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2)Gaziosmanpaşa ATK Şube Müdürlüğünden alınan 22/08/2012 tarih 2012/4508 sayılı raporda, mağdurda oluşan yaralanmanın BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı bildirilmesine rağmen, sanık hakkında temel cezanın TCK 86/2 maddesince tayin edilmesi,” nedenlerine dayanarak hükmü oybirliği ile bozmuştur.
İtirazın konusu ilamda eleştiri konusu yapılan hukuka aykırılığın da bozma nedeni yapılması gerektiğine dairdir.İlam 18/11/2015 günü Başsavcılığımıza tebliğ edilmiştir. Eleştiri, temyiz mahkemesince aleyhe temyiz bulunmaması veya sonuca etkili olmaması nedeniyle mutlak bozma sebebi teşkil etmeyen bir hukuka aykırılığa uyarıcı, öğretici ve yol gösterici nitelikte işaret edilmesidir. Eleştiri kural olarak “onama” kararlarında söz konusudur. Hükmün sanık lehine belirlenen hukuka aykırılıklar veya zorunluluklar nedeniyle bozulması durumunda sanığın aleyhine tespit edilen hukukaaykırılıkların da bozma sebebi yapılması ve hükmün lehe-aleyhe bozulmasına karar verilmesi gerektiği,. aksi takdirde sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle, hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılacağı kanaatine varılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15/04/2014 gün ve 323-181 esas-karar sayılı, 22/04/2014 gün ve 120-209 esas-karar sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yüksek Dairece yerel mahkeme hükmü sanık lehine iki nedenden dolayı bozulduğu halde; “Dosya kapsamındaki adli sicil kaydına ve getirtilen ilama göre mükerrir olan sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması” şeklinde tespit edilen hukuka aykırılığın aleyhe temyiz bulunmaması gerekçesiyle eleştiri sebebi yapılması, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle, hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına neden olacağından, sanık aleyhine tespit edilen bu hukuka aykırılığın da bozma sebebi yapılarak, kazanılmış hak saklı tutulmak kaydı ile hükmün lehe-aleyhe bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile anılan Yüksek Daire kararına itiraz etmek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kasten Yaralama suçundan sanık A.. Z.. hakkında Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09/12/2014 gün ve 2014/2432 Esas, 2014/669 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA dair Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27/10/2015 gün ve 2015/7776 Esas, 2015/29774 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI, hükmün mevcut bozma sebepleriyle birlikte eleştiri konusu yapılan hukuka aykırılık yönünden de CMUK.nun 326/son maddesi gözetilmek suretiyle BOZULMASI, İtiraz yerinde görülmediği takdirde, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na TEVDİİ,
” talebiyle 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/04/2014 tarihli 2013/120 Esas, 2014/209 sayılı kararında “Görüldüğü gibi, hükmün bozulmasını gerektiren başka bir nedenin bulunması halinde, yerel mahkemece düzeltilmesi mümkün olabilecek
nitelikteki hukuka aykırılıklar da eleştiri konusu yapılmakla yetinilmeyerek bozma nedenine eklenmelidir. Böylece bozma üzerine kurulacak yeni hükümde cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak gözetilerek hukuka aykırılıklar giderilmiş olunacaktır. Ancak, şartlarının oluşmasına karşın yerel mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gibi bazı hukuka aykırılıklar başka bozma nedeni bulunsa bile bozma nedenlerine eklenmemeli ve eleştiri ile yetinilmelidir. Zira bu halde, önceki hükmün sadece sanık lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle, tespit edilen bu tür bir hukuka aykırılığın bozma üzerine verilecek hükümde 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gözetildiğinde giderilmesi imkanı bulunmamaktadır.” şeklinde kararının bulunduğu ayrıca 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesince yürürlükte olan 1412 sayılı mülga CMK’nın 326/son maddesinde “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” hükmünün yer aldığı, mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamış ve aleyhe temyiz bulunmuyor ise temyiz merciince aleyhe bozma yapılamayacağı, aksi takdirde itirazda talep edildiği gibi mevcut bozma nedenine ilave edildiği takdirde bozulan ilamının infazında tatbik edilmese bile ileride oluşacak muhtemel bir ilamın infazında bu sefer tekerrür hükümlerin uygulanması sırasında dikkate alınıp, 5275 sayılı CGTİK’nın 108/3. maddesince sanık hakkında 2.kez tekerrür hükümleri uygulanarak şartlı tahliye hükümlerinden faydalandırılmayacağı, hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına neden olacağı anlaşılmıştır.
Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay C.Başsavcılığının 27/11/2015 tarih 3 – 2015/32978 sayılı itiraz istemi yukarıda anlatılan gerekçede belirtildiği üzere yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2.fıkrası uyarınca Dairemizin 27.10.2015 tarih 2015/7776 esas, 2015/29774 karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazın incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.