YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33543
KARAR NO : 2016/11477
KARAR TARİHİ : 05.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’ın eylemine ilişkin düzenlenen iddianamede, eyleme ilişkin sevk maddelerinin gösterildiği, metinde sanığın eyleminden bahsedilmediği belirtilmiş ise de; iddianame metninde “…… … kafa attığı ve kavganın başladığı…” denilmek sureti ile sanığın eyleminin anlatıldığı anlaşıldığından, tebliğnamenin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine; ancak;
1) Sanık …’nın soruşturma aşamasınındaki savunmasında, …’in kendisine mesaj atarak aramasını istediğini, aradığında … arkadaşı olduğunu söylediği sanık …’a küfür edip etmediğini sorduğunu, bu sırada telefonu alan … kendisine küfür ettiğini ve telefonu kapattığına ilişkin beyanı, iletişim tespit tutanaklarından olay günü …’in, sanık …’ya mesaj attığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususunun kararda tartışılmaması,
2) Sanık …’ın tekerrüre esas alınan … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29/09/2011 tarih, 2009/1320 Esas, 2011/1103 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 29/1, 62 maddelerince hükmedilen 1.500 TL adli para cezasının 1412 sayılı CMUK’ un 305/1 maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, sanık mükerrir kabul edilerek hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi hükmünün tatbik edilmesi,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 05/05/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.