YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8020
KARAR NO : 2015/26207
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 3 – 2014/301596
MAHKEMESİ : Ahlat Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2014/8 (E) ve 2014/177 (K)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında katılan S.. Ç..’a karşı basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen adli para cezasının tür ve miktarına göre, hükmün 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin 6217 sayılı Kanun’un 26/1. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında katılan K.. Ç..’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın üzerine atılı suçu ikrar etmesine rağmen, katılanın kolluktaki ilk beyanından itibaren ısrarla kendisini yaralayan kişinin sanık değil, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip tanık sıfatı ile dinlenilen, adını sonradan öğrendiğini beyan ettiği H.. C.. olduğunu iddia ettiği, diğer katılan Sinan’ın da kolluk ifadesinde bunu doğruladığı gözetilmeyerek, kovuşturma aşamasında katılan Sinan’a, katılan Kenan’ı kimin yaraladığı sorulmadan ve katılanların tanık Hikmet’i teşhis edip edemedikleri araştırılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2) Katılan hakkında Bitlis- Ahlat Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen olay tarihli geçici rapora göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı belirtildiği halde, Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 12.11.2013 tarihli raporunda, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek
şekilde yaralandığının belirtilmesi karşısında, katılana ait tüm geçici ve kati doktor raporları ile hastane tedavi belgeleri en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Önceki taş alışverişi nedeniyle olay günü tartışan tarafların olayın çıkış şekli ve gelişimine ilişkin farklı beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında, taraf ve tanık beyanları gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 28.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.