Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/12318 E. 2016/18458 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12318
KARAR NO : 2016/18458
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanmasına dair 27/12/2011 ve 10/12/2013 tarihli ek kararlara dair

Dairemizin suça sürüklenen çocuk hakkındaki 04/06/2016 tarihli 2015/21343 Esas 2016/8421 Karar sayılı Bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20/06/2016 tarih 3 – 2014/47363 sayılı itiraznamesi ile;
“Sanık …’in 09.04.2006 tarihinde işlediği yaralama suçlarından dolayı … Asliye Mahkemesinin 30.09.2009 tarih 2009/449 Esas ve 2009/1076 sayılı kararı ile katılanlar …, …, …, … ve …’ı ayrı ayrı olası kasıtla yaralamak suçlarından cezalandırılmasına ve ÇKK’nin 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu kararın 31.12.2009 tarihinde kesinleştiği üç yıl süre ile denetime tabi tutulduğu,… Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2011 tarih 2010/847 Esas, 2011/664 Karar sayılı kararı ile sanık …’in 23.07.2010 tarihinde kamu malına zarar vermek suçundan TCK’nin 152/1-a, 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 6000 TL. adli para cezası ile cezalandırıldığı bu kararın 18.10.2011 tarihinde kesinleşmesi ile … Asliye Ceza Mahkemesine hükmün açıklanması için ihbarda bulunulduğu,…Asliye Ceza Mahkemesi’ne yapılan ihbar üzerine, mahkeme dosyayı ele alıp yapılan yeni yargılama sonucunda 27.12.2011 tarihli ve 2009/449 Esas, 2009/1076 Karar sayılı ek karar ile sanığın katılanları yaralamaktan verilen hapis cezalarına dair hükmün açıklanmasına ve sanığa verilen bu hapis cezalarının TCK’nin 5l. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, bu karar süresinde sanık … müdafii tarafından 28.12.2011 tarihinde temyiz edildiği, ancak Yargıtayca gerekli incelenmesi yapılmadan yanlışlıkla başka bir dosya ile birlikte mahalline iade edildiği, bu arada, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.07.2013 tarih, 2013/282 E.425 sayılı karar ile sanık …’in 23.11.2012 tarihinde işlediği başka bir iftira suçundan dolayı TCK’nin 267/1, 269/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı bu kararın 10.09.2013 tarihinde kesinleşmesi ile … Asliye Ceza Mahkemesine yazı yazılarak sanık … hakkında ikinci kez ihbarda bulunulduğu, yerel mahkemenin 10.12.2013 tarih, 2009/449 E. 2009/1076 Karar sayılı ek kararı ile daha evvel açıklanmış bulunan hükmü ikinci bir kez açıkladığı incelenen dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanık hakkındaki hükümlerin 27/12/2011 gün ve 2009/449 Esas, 2009/1076 Karar sayılı ek kararla açıklanmış olması nedeniyle bu hükümler ortadan kalkmadan verilen 10/12/2013 günlü 2009/449 Esas, 2009/1076 Karar sayılı mükerrer ek kararın hukuki değerden yoksun olduğunun kabulü ile yapılan inceleme sonunda;
5395 s. ÇKK’nin mülga 23/6. maddesi sanık hakkında verilne hükmün açıklanmasınını geri bırakılmasına konu hükümlerin ancak deneme süresi içinde işlenecek kasıtlı bir suç nedeniyle verilen hapis cezasından dolayı açıklanabileceğinin hüküm altına almış olmakla birlikte somut olayda olduğu gibi bu nitelikleri taşımayan bir ceza nedeniyle hükmün açıklanmış olduğu hallerde, dosyanın ele alınarak hükmün açıklanması ile derdest hale geldiği, hükmün açıklanması suretiyle verilen yeni hükmün yok sayılmasının mümkün olmadığı ve bu hükmün ancak temyiz denetimi sonucunda bozulması ile ortadan kalkacağı, bu arada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile duran dava zamanaşımı sürelerinin de her bir suç yönünden ayrı ayrı işlemeye devam edeceği, suç tarihinde sanığın 15-18 yaş grubunda olduğu gözetildiğinde TCK’nin 86/1 ve 86/2. maddelerinde yazılı suçlar yönünden TCK’nin 66/1-e, 66/2. maddeleri gereğince 8 yıl kesintili dava zamanaşımına tabi olduğu, hükmün açıklanmasına esas alınan suçun işlenme tarihinin 23/07/2010 olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kesinleşmesinden önce işleyen sürelerle, 23/07/2010 gününden Yüksek Daire’nin inceleme tarihi olan 04/04/2016 gününe kadar işleyen sürlerin birlikte 8 yıllık kesintili zaman aşımı süresinin doldurduğu anlaşılmakla, sanık hakkındaki 27/12/2011 günlü ek kararla açıklanan mahkumiyet hükümlerinin bu nedenle bozulması ve gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği”nden bahisle Dairemiz Bozma ilamının kaldırılması talebiyle dosyanın, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürülüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler hükmü uyarınca itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 04/06/2016 tarihli 2015/21343 Esas, 2016/8421 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Dosya üzerinde yeniden yapılan temyiz incelemesinde;
15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihi olan 09/04/2006 tarihi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31/12/2009 tarihi arasındaki süre ile, denetim süresi içinde işlenen suçun suç tarihi olan 23/07/2010 tarihi ve açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihi arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 8 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 1412 sayılı CMUK’un 322. ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 31/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.