Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/1385 E. 2016/17794 K. 19.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1385
KARAR NO : 2016/17794
KARAR TARİHİ : 19.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın olay tarihinde, alkollü bir vaziyette sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken ışıklı trafik işaret cihazı bulunan kavşağa geldiğinde kendisine kırmızı trafik ışığı yandığı halde ışıkta durmayıp devam ettiği ve sol tarafından kendisine yeşil trafik ışığı yandığı için hareket eden katılan …’ün sevk ve idaresindeki araca çarparak, katılanların yaralanmasına yol açtığı olayda, sanığın neticeyi öngörmesine rağmen somut olayda neticenin gerçekleşmeyeceği inancı ile yoluna devam etmesi sonucu katılanların yaralandığının anlaşılması karşısında, sanığın öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin gerçekleşmesinden dolayı 5237 sayılı TCK’nin 89/4 ve 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sorumlu tutulması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemin olası kastla işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın, otomobille çarpmak suretiyle katılanların yaralanmasına sebebiyet vermesine göre, otomobilin 5237 sayılı TCK’nin 6. maddesinin 1/f-4 bendi kapsamına giren silah niteliğinde olduğunun ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenen cezaların 86/3-e maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53/6. maddesindeki sürücü belgesinin geri alınması güvenlik tedbirinin taksirli suçlardan mahkumiyet halinde uygulanabileceği gözetilmeksizin, kasıtlı suçtan mahkumiyetine karar verilen sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 53/6. maddesine aykırı davranılması,
c) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.