YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15599
KARAR NO : 2016/19007
KARAR TARİHİ : 09.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete, temyiz isteminin reddine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında hakkında hükmolunan adli para cezası, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca miktar itibariyle kesinlik sınırı içinde kalmakta ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 tarih ve 2009/5-173 esas-2009/209 karar sayılı, 21.12.2010 tarih ve 2010/10-230 esas-2010/264 karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, mahkemece suç niteliği doğru olarak belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği, somut olayda ise doğru uygulama yapılmış olsa idi, tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında müştekiye yönelik basit kasten yaralama eyleminden dolayı, 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekeceğinden ve bu hüküm de temyize tabi olacağından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup, belirtilen nedenlerle kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle verilen 15.07.2016 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılmak suretiyle sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1) Sanığın adli sicil kaydında bulunan Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2014 tarihinde kesinleşmiş, 21.02.2014 tarih ve 2010/660 esas-2014/100 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 267/1, 269/3-a, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 2.000 TL. adli para cezasına ilişkin mahkumiyeti, tekerrüre esas olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası yerine adli para cezası tercih edilmek suretiyle TCK’nin 58/3. maddesine aykırı davranılması,
2) Kabule göre de, 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.