YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15782
KARAR NO : 2016/18278
KARAR TARİHİ : 26.10.2016
Kasten yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2016 tarihli ve 2014/169 esas, 2016/276 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 28.07.2016 tarih ve 2016/7022 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.09.2016 tarih ve 2016/319601 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın hazır bulunmadığı, sanık müdafiinin ise mazeret dilekçesi sunmuş olduğu 23/02/2016 tarihli oturumda, mahkemesince sanık müdafiinin mazeretin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın tekemmül ettiği ve taraf beyanlarına ihtiyaç bulunmadığından bahisle yargılamaya son verilmiş ise de; sanık müdafiinin mazeret dilekçesinde duruşmada hazır olamayacağını, mazeretinin kabul edilmemesi halinde ise müvekillinin beraatine ilişkin talebinin olduğunu belirtmesi karşısında, mazeretinin kabul edildikten sonra duruşmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ve müdafıinin yokluğunda savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2016 tarihli ve 2014/169 esas, 2016/276 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 26.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.