YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15808
KARAR NO : 2016/17861
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine dair … (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 18/12/2007 tarihli ve 2007/132 Esas, 2007/383 sayılı Kararını müteakip, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde 5660 ve 5728 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklikler dikkate alınarak uyarlama yapılması ve müvekkilinin daha lehine olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine ilişkin hükümlü müdafii talebinin, hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine dair…(kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 04/01/2016 tarihli ve 2007/132 Esas, 2007/383 sayılı Ek Kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2016/180 Değişik İş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 19.08.2016 tarih ve 2016/6317 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.09.2016 tarih ve 2016/350944 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; merciince hukuki yarar yokluğu sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin karara yönelik itirazın reddine karar verilmiş ve ceza muhakemesinde usul hükümlerinin derhal uygulanması ilkesi var ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usul hukukuna ilişkin olduğu gibi, maddi hukuka ilişkin sonuçlarının da bulunduğunun gözetilmesinin gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamayı ifade etmesine karşın, erteleme kurumunda denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi halinde ceza infaz edilmiş sayılacağından, her halükarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun erteleme kurumuna göre sanığın daha lehine olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2016/180 Değişik İş sayılı kararının 5271sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.