YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16075
KARAR NO : 2016/19411
KARAR TARİHİ : 23.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2016 tarih ve KD-2016/347555 sayılı yazısı ile sanık … hakkındaki kasten yaralama, olası kastla kasten yaralama ve kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2016 tarih ve 2015/24089 Esas – 2016/3244 Karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçlarına ilişkin temyiz incelemesi yapıldığı halde, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan görüş belirtilmediği bildirilerek dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede, sanık müdafiinin 02.04.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi ile sanık hakkndaki mahkumiyet hükümlerini temyiz etmesine karşılık, Dairemizin 15.02.2016 tarih ve 2015/24089 Esas – 2016/3244 Karar sayılı ilamında sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden temyiz incelemesi yapılmadığı anlaşılmakla;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.