Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/1608 E. 2016/18478 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1608
KARAR NO : 2016/18478
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında …’i yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
CMK’nun 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında …’yı yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e, 31/3. maddelerine göre belirlenen 1 yıl hapis cezasının TCK’nin 62. maddesine göre 1/6 oranında indirilmesi sırasında sonuç cezanın 10 ay hapis yerine 10 yıl hapis cezası olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Suça sürüklenen çocuk …’un 05/04/2013 tarihli talimat duruşmasında müşteki sıfatıyla beyanının alındığı, CMK’nin 147 vd. maddelerine göre hakları hatırlatılarak usulüne uygun şekilde savunmasının alınmadığı gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Olayın tanığı …’ın soruşturmadaki beyanında; sanık …’in katılan …’ya tekme attığı, kendisinin araya girerek …’i uzaklaştırdığı, …’nın kafasına kimin vurduğunu görmediğini bildirmesine, bu beyanı duruşmada da tekrarlamasına göre, sanık …’in TCK’nin 86/2. maddesine göre cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığa fazla ceza verilmesi,
c) Katılanın eşi …’in ayrıntılı olarak anlatımda bulunduğu savcılık beyanında; eşi…’ya …’ın vurduğunu görmediğini, bir ara ayırmak için çabaladığı bildirmesine göre; sanık …’ın atılı suçu işlediğine dair savunmalarının da aksine cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği halde beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
d) Suça sürüklenen çocuk …’un suç tarihinde 18 yaşından küçük ve sabıkasız olduğu anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/3. maddesi gereğince birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun bulunduğunun gözetilmemesi,
e) Kabule göre de;
Sanıklar … ve … hakkındaki hükümler yönünden; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 31.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.