YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4084
KARAR NO : 2016/7322
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 (iki defa), 62/1 (iki defa) ve 52/1-2 (iki defa), maddeleri gereğince iki kez 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 19/04/2012 tarihli ve 2011/103 Esas, 2012/79 sayılı Kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2013 tarihli ve 2013/29 Değişik İş sayılı Kararına karşı… Bakanlığı’nın 28.01.2016 tarih ve 2015/2632 – 8747 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.02.2016 tarih ve 2016/47127 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) … Asliye Ceza Mahkemesince adı geçen sanığın sabıkasının bulunmasından bahisle yapılan itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması anlamına geldiği ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinin gözetilmemesinde,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurlunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6-c bendinde belirtilen zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddi zararın da hâkimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu, manevi zarar ile fazlaya ilişkin maddi zararlar için hukuk mahkemesinde dava açmanın mümkün bulunduğu, somut olayda mağdurun dosyaya yansıyan bir zararının bulunmadığı gibi kararın gerekçe kısmında da bu konunun tartışıldığı anlaşılmakla itirazın açıklanan sebeplerle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Tebliğnamedeki 2 no.lu görüşe yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842 – 100; 10.04.2012 gün 479 – 145 ve 08.05.2012 gün 449 – 186 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu; bununla ilgili mağdur tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş ve hastane masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir çaba sarfedilmediği, şikayetçi …’ün de 23.11.2011 günü alınan beyanında olay nedeniyle maddi zararının bulunduğunu belirttiği, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından … Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE;
2) Tebliğnamedeki 1 no.lu görüşe yönelik yapılan incelemede;
…Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2013 tarihli ve 2013/29 Değişik İş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 23.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.