YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6989
KARAR NO : 2016/9964
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Dairemizin 15.03.2016 tarih 2015/26787 esas, 2016/6657 karar sayılı ilamında sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün onanması kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 06.04.2016 tarih 1-2014/258169 sayılı itiraznamesi ile “Dosya kapsamına göre, hükümlü ile mağdurun içinde bulunduğu grupların olay günü karşılaştıkları, burada meydana gelen tartışma sırasında tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, akabinde hükümlünün mağdurun karın ile göğüs arası bölgesine yanında taşımış olduğu bıçakla kuvvetlice vurduğu, aldığı darbe üzerine yere yığılan mağdurun, diyafragmada 2,5 cm, midede tam kat olmak üzere 4 cm, karaciğerde ise 3 cm.lik yaralanmalar, kaburgada ikinci derecede kırık ile göğüs içinde hava birikimi meydana geldiği, araya giren tanıklar Sinan ve Murat’ın müdahaleleri sonucunda sanığın eylemini tamamlayamadığı, hayati tehlike geçiren mağdurun ise yapılan acil ameliyat sonucu kurtulduğu olayda, Başsavcılığımız ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, sanığın mağdura karşı fiilinin “kasten yaralama” suçunu mu, yoksa “öldürmeye teşebbüs” suçunu mu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbenin şiddeti, yaranın niteliği ve engel halin varlığı dikkate alındığında, eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılan hükümlünün, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek “çocuğu öldürmeye teşebbüs” suçundan, TCK’nın 82/1-e, 35, 29 ve 62. maddeleri uyarınca makul bir ceza ile cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde “kasten yaralama” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle hükmün BOZULMASI yerine ONANMASINA karar verilmesinin kanuna aykırı” olduğundan bahisle Dairemiz onama kararının kaldırılması, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09.06.2014 gün ve 2014/128 Esas, 2014/348 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Farklı gerekçe ile yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 15.03.2016 tarih, 2015/26787 Esas-2016/6657 Karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın yeniden yapılan temyiz incelemesinde;
a) Olayı sanık, katılan ve tanıklar …,…, … ve …’ın farklı şekillerde anlatmaları karşısında olayın nasıl oluştuğunun tespiti açısından sanık, katılan ve tanıklar …, …, … ve …’ın çağrılarak bu şahısların tekrar dinlenip çelişkilerin giderilmesine çalışılması, sanığın eylemine engel sebep olmadan mı son verdiği yoksa araya girenlerin engel olması üzerine mi eylemini tamamlayamadığı katılan ve tanıklardan sorularak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.