Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/20337 E. 2018/15243 K. 16.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/20337
KARAR NO : 2018/15243
KARAR TARİHİ : 16.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen beraat kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurun 25.06.2015 tarihinde alınan beyanında “şikayetçi olduğunu ancak katılmak istemediğini” beyan etmesine göre, “katılan” sıfatı bulunmayan mağdur vekilinin, 5271 sayılı CMK’nin 242/1 ve 260/1 maddeleri gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2)Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Tanık …’in aşamalarda alınan beyanlarında, sanık …’in mağdur …’e vurmak için elinde bulunan bıçağı salladığı esnada bıçağın ayırmak için araya giren mağdur …’nın ceketine isabet ederek,…’nın ceketinin kesilmesine neden olduğunu belirttiği, tanıklar … ve …’nın ise kovuşturma aşamasında sanığın bıçakla mağdur …’ya saldırdığını beyan ettikleri ancak soruşturma aşamasında bu konuda bir beyanlarının olmaması karşısında, tanıkların çağrılarak öncelikle tanıklar Naci ve Mutlu’nun soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanları arasındaki çelişkinin daha sonrada bu tanıklar ile tanık Fatih’in ifadesi arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.