YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2488
KARAR NO : 2017/16429
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
1) Sanıklar hakkında kasten basit yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) Birbirlerinden şikayetçi olup, davaya katılmalarına karar verilen sanıkların üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamındaki kasten yaralama suçlarının, 5271 sayılı Kanunun 254. maddesinde 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile yapılan değişik öncesinde de uzlaşma kapsamında olup, katılan sanık …’ın soruşturma aşamasında uzlaşmak istemediğini beyan etmesi karşısında, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
b) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanıklar hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından,
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında hayati tehlike geçirecek nitelikte kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Müşteki … hakkında Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nce tanzim edilen 01/04/2014 tarihli genel adli muayene raporunda, müştekinin sol el bileği ulnar yüzde (tarafta) yaklaşık 5 cm lik cilt, cilt altı kas, tendon ve arter kesisinin olduğu ve hayati tehlikesi bulunmadığının belirtilmesine rağmen, Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 23/05/2014 tarihli raporunda ise, müştekinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun bildirilmesi karşısında, arter yaralanmasının derecesinin ve etkilerinin belirlenmesi ve müştekinin yaralanması nedeniyle yaşamını tehlikeye sokan bir durumun oluşup oluşmadığının, yaralanmasının niteliğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin olarak tespiti açısından, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınmasından sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Müşteki …’ın hayati tehlike geçirecek nitelikte yaralanması nedeniyle sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen cezasının, 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d,son maddesi uyarınca artırımı yerine, hüküm yerinde müştekinin yüzünde sabit iz oluştuğu belirtilerek cezanın, TCK’nin 87/1-c,son maddesi uyarınca artırımına karar verilmesi,
c) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.