Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/2505 E. 2017/16197 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2505
KARAR NO : 2017/16197
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar …, …,…, …’a yüklenen suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle kamu davasına katılma hakkı bulunan ve duruşmada cezalandırılmalarını talep eden şikayetçi sanık …’e 5271 sayılı CMK’nin 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de; duruşmaya gelip davayı takip ederek sanıkların cezalandırılmasını isteyen müşteki sanık müdafiinin temyiz dilekçesi içeriği dikkate alındığında, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören sıfatıyla 5271 sayılı CMK’nin 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1)Sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçu ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231.maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanunun 231/12 maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2)Sanık … hakkında …, …’a karşı kasten yaralama, mala zarar verme, sanık … hakkında mala zarar verme suçları ile ilgili hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Tayin olunan cezaların karar tarihindeki miktarına göre 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 2. madde uyarınca hükümler kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından katılan sanık müdafinin temyiz isteminin 6723 sayılı kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3)Sanık … hakkında …’a karşı işlediği kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
4)Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
a) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre ve yasa değişikliğinden sonda TCK’nin 151/1 maddesindeki mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulmasının gerekmesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.