Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/3252 E. 2017/14833 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3252
KARAR NO : 2017/14833
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
1)Sanığın müştekiyi hayati tehlike geçirecek ve orta (2) dereceli kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle TCK’nin 86/1. maddesine göre temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi
2)Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu gerekçesi ile sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, sanığın tekerrüre esas mahkumiyetinin 5237 sayılı TCK’nin 191/1. maddesinde düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçuna ilişkin bulunduğu ancak anılan hükmün kesinleşmesinden sonra 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ve 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 191. maddesinde yapılan değişiklikler üzerine 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı sorulup, uyarlama yapılmış ise uyarlama sonrası verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre esas olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre sanık hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı   6723 sayılı kanun’un
33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince (karşı temyiz bulunmadığından eylem nedeniyle CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak gözetilerek) BOZULMASINA, 16/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.